Kaç Savaş Verebilirsin Ki?!
- 04/12/2009
- Diyaloglar
- 541 Kişi Okudu
- Henüz Yorum Yok
İnsanlar, büyük anlatıları, hiç olmazsa zaman zaman, bir tarafa bırakıp kendi hallerine dönseler ve dünyaya geçici atılıvermişlikleri üzerine düşünseler fena mı olur? Bunun için zamanı yavaşlatmak, belki bir çöl rüzgarına tutunmak, gerekiyor. İşte Umman’da bir ara öyle bir rüzgara tutunmuşken şu mesnevi-benzeri çıkmıştı:
Ne kadar büyüyebilir ki dağarcığın?
O kadar söz bilemezsin!
Kimi yokluk tükenmezdir,
Her kalem–kara yazı- dem vuramazsın.
Ne kadar sevişebilirsin ki?
Hep yürek atamazsın!
Üstünüze bin bahis var,
Her Bir’e–kara talih-on veremezsin.
Ne kadar acıtabilir ki ihanet?
O kadar inanamazsın!
Al kırmızı, ver kara,
Hep yara–kara sevda-kanayamazsın.
Ne kadar aldatabilirsin ki?
O kadar inandıramazsın!
Bir ara büsbütün gerçek Tin,
Hep yalan–kara damak- çıkamazsın.
Ne kadar doğurabilirsin ki?
O kadar emziremezsin!
Toprak yorgun ve ağır,
Her fidan–kara asma- şaşırtamazsın.
Ne kadar kaybedebilirsin ki?
O kadar sahiplenemezsin!
Bulduğun apaz yoku,
Hep sıkı–kara batak- tutamazsın.
Ne kadar dokunabilirsin ki?
O kadar kavrayamazsın!
Dudaklarında şehnaz,
Her faslı–kara kışa- uzatamazsın.
Kaç kader davranabilirsin ki?
O kadar devr’alamazsın!
Kin kıvamı boz düşer,
Her ayak–kara sürü- iz süremezsin.
Kaç cümle-kapın yolalabilirsin ki?
O kadar gün batamazsın!
Önüne âlem çizgi çıkacak,
Her göz–kara deniz- aklan massedemezsin.
Kaç kere terkedebilirsin ki?
O kadar kalp çalamazsın!
Varın yoğun bir arada,
Hep bavul–kara kucak- toplayamazsın.
Kaç hayat bulabilirsin ki?
O kadar can kalamazsın!
Son kare as kürek toprak,
Benin, Malin seç artık,
Sürgit kalp–kar’a-kuyu- edemezsin.
Kaç savaş verebilirsin ki?
O kadar silahlanamazsın,
Kurtuluş kim kıyı bucak,
Öz vermeden yiv–kar’d/a-çiçek- açamazsın.
Kaç kere ölebilirsin ki?
O kadar can çekişemezsin!
Ruh bedene canfes kuşak,
Hep tabut–kara-yasa- taşınamazsın.
Öykü Didem Aydın


