Referandum Yolunda Tartışmalar: Yargıçlar ve Savcılar Nasıl Seçilir, Atanır, Denetlenir? Seçme Bazı Ülkeler…

yargıçGiriş

Türkiye yeni ve oldukça önemli bir anayasa referandumuna yaklaşırken tartışılan en önemli konulardan biri, özellikle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun kompozisyonunda yapılan anayasa değişiklikleri. Bu hususta dış dünyaya, özellikle Avrupa’ya bakmayı pek çok kimse tercih ediyor ve ”ileri” dünya adını verdikleri dünyalardaki uygulamalar, hem anayasa değişikliğine evet diyenler hem de hayır diyenler tarafından refereans gösteriliyor; gösteriliyor da düzenlemelerin nasıl olduğuna ilişkin olarak kafalar biraz karışık. Biz de konu üzerinde zihinleri biraz açmak için vakit buldukça çeşitli ülkelerde yargıç nasıl seçildiği, atandığı ve denetlendiği ile ‘’Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’’ na benzer kuruluşları tanıtmak istiyoruz. Önce kısaca ve genel olarak Amerika daha sonra da daha ayrıntılı olarak Fransa ile başlayalım.

ABD

ABD’nde yargıç ve savcıların seçimleri, eyaletler ve federal düzleme göre değişir. Amerikan Anayasasının III. Maddesinde sözü edilen yüksek yargıçlar, Amerikan başkanı tarafından ‘’hayat boyu’’ görev almak üzere Senato’nun tavsiyesi ile seçilir ve başkanın seçimi yine Senato tarafından onaylanmak zorundadır.  Eyaletler açısından ise, çok çeşitli seçim prosedürleri bulunur. Bazılarında eyalet valisinin yaptığı atamayı eyalet meclisleri onaylamak durumundadırlar, bazılarında yargıçlar partizan olmayan yani partilerin aday göstermediği ‘genel seçimler’ ile niteliklerine göre önerilen adaylar arasından seçilirler. Bazı eyaletlerde ise seçimler partizandır. Eyalet Başsavcılarının genellikle seçimle göreve geldiğini ise filmlerden de biliyoruz. ABD’nde de Adalet Bakanlığı vardır (Department of Justice) ve Adalet Bakanı (Attorney General) Başkan tarafından atanır. Ancak, mahkemelerin organizasyonu vb. konularda Türkiye’deki Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na benzer bir organ olarak Yargı Konferansı (Judicial Conference)n gösterebiliriz. Bunun başkanı, ABD Başkanı tarafından atanıp Senato’nun onayı ile göreve gelen ABD Yüksek Yargıcıdır (Chief Justice of United States). Bilindiği gibi bu yargıç, aynı zamanda Anayasa mahkemesi görevi de yapan Yüksek Mahkeme’nin başkanıdır. Yargı Konferansı’nın üyeleri yargı çevrelerinin başyargıçlarından (chief judge), Uluslararası Ticaret Mahkemesi başkanından   ve her bölge yargı çevresinden (regional judicial circuit) gelen bir bölge yargıcından oluşur. Bölge yargıcı (district judge) statüsündeki temsilciler, kendi meslektaşları tarafından seçilirler.

ABD’nde yargıç olmak, öncelikle avukat veya savcı olmayı gerektirir. Belirli bir avukatlık veya savcılık görevinden sonra alt derece yargıcı olmak isteyen adaylar kah, bir politikacı gibi seçim kampanyası yürüterek seçilirler kah atanmak için başvururlar. Seöimle gelmek yüksek bir finansmanı ve kamuoyu popülaritesini gerektirir. Atanmak için başvuranlar, genellikle siyasal partilerle ilişkili olan ve belirli bir avukatlık deneyimi olan hukukçulardır. Başvurular genellikle eyalet yönetiminin ilgili dairelerine yapılır ve atamaları eyalet valileri yapar. Eskiden siyasal parti bağı, ilk derece yargıçlarının atanmasında çok önemli idi ancak bu etkinin gitgide azaldığından söz edilmektedir.

ABD’nde kıdem ve yaş, bir yargıcın mahkeme başkanı olmasında veya yüksek yargıç seçilmesinde son derece önemli niteliklerdir. Yargıçların düzeyi ve kademesi yükseldikçe partizan etkilerden uzak kalacakları düşünülür. Bununla birlikte örneğin Yüksek Mahkeme (Anayasa Mahkemesi) atamalarında Başkan’ın tercihinin önemi büyüktür. Başkanlar, bu tercihlerini hem hukuk ‘kariyer’inde öğrenim hayatından başlayarak mesleki ilerlemesinin her aşamasında üstün bir nitelik ve seçkinlik gösteren hem de kendi siyasetlerine uygun yargıçlar arasından oluşturmaya dikkat ederler.  O nedenle örneğin ABD Yüksek Mahkemesi üyelerinin ülkenin en iyi hukuk fakültelerinden birincilikle mezun ve mesleki ilerlemelerini kusursuz gerçekleştiren yargıçlar olması sıklıkla rastlanılan bir durumdur. Ancak siyasal ve ideolojik görüşler de çok önemlidir ve özellikle Başkan tarafından atanan Yüksek Mahkeme üyesinin Senato onayı sürecinde bunlar kamuoyunda açık açık tartışılır. Örneğin bir yüksek yargıcın, evinde sigortasız hizmetli çalıştırmış olması dahi mahkemeye üye seçilememesi için yetecek bir nedendir.

Fransa

Fransa’da yargıç adayları, başlangıçta Ecole National de la Magistrature (ENM), Ulusal Yargı Okulu adlı akademi tarafından seçilir ve orada uzun süre (üç yıla kadar) eğitilirler. Üç ayrı grup adayın (27 yaşın altındakiler, 27 yaşın üstünde olmakla birlikte belirli süre devlet memuriyeti yapmış olanlar ve sekiz yıldan fazla bir süredir hukuk mesleğini aktif olarak yapmakta olanlar) girebileceği üç çeşit sınav vardır ve ayrıca doktoralılar vb. nitelikleri taşıyanlar da sonradan yargıç adayı olabilir. Aday adaylarını bir komisyon seçer. Sınav yazılı ve sözlü aşamalardan oluşur.

Sınav komisyonu, yargıçlar, üniversite profesörleri, Danıştay üyeleri vb. üyelerden oluşur. Bu komisyon, sınavlar, adaylar ve seçilen adaylar hakkında yıllık istatistik de yayınlar. Bu istatistiklerde kimlerin, hangi niteliklerle nerlerden mezun olarak seçildikleri açık açık kamuoyu ile paylaşılır.

Ayrıca yargı hizmetlerinin ifasında dışarıdan (devlet memurları, üniversiteler vb.) da yan hizmet alınması mümkündür. Ancak Anayasa Konseyi’nin kararlarına göre bunların oranı, genel yargıç oranına göre sınırlı ve belirli olmak zorundadır.

ENM’nin başkanı hükümet tarafından atanır ve her zaman bir yargı organı üyesidir. ENM’nin diğer üyeleri de genellikle yargıçlardır.

Fransa’da yargıçlar, giriş düzeyindekiler, birinci sınıf yargıçlar ve yüksek yargıçlar olarak üç kariyer kategorisinde sınıflanır. Bunların atanması Cumhurbaşkanı, Yürütme Organı ve CSM (Yargıçlık ve Savcılık Yüksek Konseyi) marifeti ile gerçekleşir.

Fransa’da Cumhurbaşkanı, Fransız HSYK’sının Başkanıdır, Adalet Bakanı da Başkan Yardımcısıdır…

Fransa’da, Fransız Anayasasına göre yargı bağımsızlığın ‘garantör’ü olarak nitelenen Cumhurbaşkanı, Yargıçlık ve Savcılık Yüksek Konseyi’nin başkanıdır ve konseyin üyelerinden birini de seçer. Adalet Bakanı, adalet hizmetlerinin bütçesinden ve teşkilatından sorumludur. Ayrıca Yargıçlık ve Savcılık Yüksek Konseyi’nin başkan yardımcısıdır. Adalet Bakanı, bu Yüksek Kurul’a bazı ilk derece yargıçlarının atanması konusunda teklif sunabilir. Ayrıca Yargıtay /Kassation) Cumhuriyet Başsavcısı’nın ve diğer yüksek yargı organlarının savcılarının atanması işlemleri, yürütme tarafından (Adalet Bakanı’nın teklifi üzerine Cumhurbaşkanının, Bakanlar Kurulu ile toplanması marifeti ile) gerçekleştirilir. Bu atamada Yargıçlık ve Savcılık Yüksek Konseyi’nin görüşüne başvurulmaz.

16 üyeli Yargıçlık ve Savcılık Yüksek Konseyi’nin dördü hukukçu değildir, konsey üyeleri, eş-düzeyli meslektaşları tarafından iki ayrı seçim çevresi düzeni ve dört aşamalı olarak seçilirler. Üyelerin üçü Cumhurbaşkanı; Millet  Meclisi Başkanı ve Senato Başkanı  tarafından atanır, dördüncüsü Danıştay’ın hizmette ileri gelen kıdemli bir üyesidir ve meslektaşları tarafından seçilmiştir. Diğer üçü,  hukuk profesörleri, Sayıştay eski üyeleri ve kıdemli kamu görevlileri arasından seçilir. Hukukçu olmayan üyelerin oranının, %40’a yaklaşabildiği ifade edilmiştir. Yargı Yüksek Konseyi iki daireli olarak çalışır, bir daire yargıçlar, diğer daire savcılar konusunda yetkilidir  ve her dairede altı yargı organı üyesi ile 4 meslekten olmayan üye bulunur.  Üyelerin görev süresi dört yıldır.

Halihazırdaki Fransa Yargıçlık ve Savcılık Yüksek Konseyi’nin kompozisyonuna bir bakalım:

Başkan : Nicolas SARKOZY, Cumhurbaşkanı

Başkan Yardımcısı : Mrs Rachida DATI, Adalet Bakanı

Sekreter : Catherine PAUTRAT,  yargıç  (magistrat) : idari sekreter

İdari Sekreter Yardımcısı : Josiane BAZELAIRE, yargıç (magistrat)

Her iki dairede görev alanlar :

  • Francis BRUN-BUISSON (1947 doğumlu), Sayıştay Kıdemli Tetkik Hakimi, Cumhurbaşkanı tarafından atanmış
  • Jean-Claude BECANE (1938 doğumlu), Senato Onursal Sekreteri, Senato tarafından atanmış
  • Dominique CHAGNOLLAUD (1988’de doktorasını bitirmiş kıdemli hukuk ve siyaset bilimi profesörü ve yüksek yargıç), Üniversite Profesörü , Millet Meclisi tarafından atanmış
  • Dominique LATOURNERIE (Danıştay’da Görevine 1975 yılında başlamış), Danıştay Onursal Tetkik Hakimi Danıştay tarafından atanmış

Yargıçlar Hakkında Yetkili Dairenin Seçilmiş Üyeleri:

  • Jean-François WEBER (1942 doğumlu), Yargıtay Daire Başkanı
  • Hervé GRANGE (1947 doğumlu), Pau İstinaf Mahkemesi Başkanı
  • Michel LE POGAM (1965 doğumlu, doktoralı), Sables d’Olonne Asliye Mahkemesi Başkanı
  • Mr Luc BARBIER (1964 doğumlu), Paris Asliye Mahkemesi Üyesi
  • Gracieuse LACOSTE (1953 doğumlu), Pau İstinaf Mahkemesi Üyesi

Yargıçlar Hakkında Yetkili Dairede Görev Alan Tek Savcı:

  • Xavier CHAVIGNÉ (1955 doğumlu), Bordeux İstinaf Mahkemesi Başsavcı Vekili

Savcılar Hakkında Yetkili Dairenin Seçilmiş Üyeleri :

  • Jean-Michel BRUNTZ (1946 doğumlu) , Yargıtay Üyesi
  • Jean-Claude VUILLEMIN (1940 doğumlu), Başsavcı
  • Jean-Pierre DRENO (1953 doğumlu), Perpignan Asliye Mahkemesi Nezdinde Savcı
  • Yves GAMBERT (1958 doğumlu), Nantes Asliye Mahkemesi Nezdinde Savcı Yardımcısı
  • Denis CHAUSSERIE-LAPRÉE (1960 doğumlu), Bordeaux Asliye Mahkemesi nezdinde Başsavcı Yardımcısı

Savcılar Hakkında Yetkili Dairede Görev Alan Tek Yargıç:

  • Marie-Jane ODY (1954 doğumlu), Caen İstinaf Mahkemesi Tetkik Hakimi

Yargıçlık ve Savcılık Yüksek Konseyi’nin Görevleri:

Alt derece mahkemelerinin başkanlarının ve istinaf mahkemeleri üyelerinin ve ayrıca Yargıtay’ın (Cour de Cassation) yargıçlarının atanması için yürütmeye teklifte bulunmak bu konseyin görevleri arasındadır. En önemli görevler (özellikle yüksek yargı görevleri) açısından Adalet Bakanı, Yargı Yüksek Konseyi’ne aday göstermez. Konsey, başvuranlar arasından seçimi kendisi yapar. Diğer tüm yargıçlar, Adalet Bakanı’nın teklifi ile ve Yüksek Konsey’in veto yetkili onayı ile atanır.

Savcılar ise (yukarıda bahsedilenler hariç) tamamen Adalet Bakanı’nın teklifi üzerine atanır. Yüksek Konsey, teklif konusunda görüşlerini bildirir. Olumsuz görüş bağlayıcı değildir ancak Adalet Bakanı, genellikle Konsey’in görüşlerini benimser.

Yüksek Konsey, disiplin kurulu olarak da görev yapar.

Yüksek Konsey’in yukarıda sözü edilen mesleğe giriş sınavları ile ilgili olarak bir görev ve yetkisi yoktur. O sınavlar, bahsettiğimiz gibi, Akademi (Adalet Akademisi) tarafından düzenlenip yürütülür.

Hem ABD’nde Hem de Fransa’da Yüksek Yargıçların Seçiminde Başkan/Cumhurbaşkanı Etkili, Yasama Meclislerinin de Rolü Bulunuyor

Görülüyor ki hem ABD’nde hem de Fransa’da yargıç ve savcıların seçilip atanmasında yürütmenin ve yasamanın etkileri vardır. Fransa’da Türkiye’dekine benzer bir Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu vardır ve bu kurulun başkanı genel siyasal seçimlerle gelen Fransa Cumhurbaşkanıdır. Yardımcısı da Adalet Bakanıdır. Bununla birlikte görev düzeyi yükseldikçe, yani yüksek yargıya yaklaşıldıkça, yargının partizan etkilerden arındırılmasına çalışılmaktadır. Aslına bakılırsa yargıçların da belirli siyasal partilerin program ve ilkelerine yakın olmaları doğaldır. Yargıç Tanrı değildir, o da insandır ve insan da siyasal bir hayvandır. Önemli olan, onların davaları görürken ve bu tür yüksek yargı konseylerinde görevlerini ifa ederken siyasal etkilerden uzak ve üstün mesleki bilgi ve araştırmaya dayalı olarak çalışabilme kapasitesine sahip olup olmadıklarıdır. Ayrıca, belirli bir siyasi görüşü olan veya bu görüş ‘adına’ belirli etkinliklerde bulunan kimselerin, siyasi görüşlerini belli etmeyen ya da bu konuda hiçbir etkinlik göstermemiş kimselerden daha taraflı olacağı ya da bağımsız davranmayacağı da sosyoloji biliminin araçları ile kanıtlanmış değildir. Her iki kesimden de partizan kararlar çıkabilir. Yüksek yargı söz konusu olduğunda tarafsızlık ve bağımsızlığın sağlanması açısından önemli olan ‘yaştaş ve baştaşlarından üstün olduğu kanıtlanmış bir çaplı mesleki nitelik; hayat koşusunda (curriculum vitae) pürüzsüz veya pek az pürüzlü bir ahlaki bütünlük, kimseye müdanası olmama ve siyasal iktidarlardan beklentisi olmama anlamında yaşça kıdem ve çeşitli siyasal güçler arasında belirli bir uzlaşma ile göreve gelmiş olmak gibi görünmektedir. Tartışalım. Aksi her zaman iddia edilebilir.

Seçilmişler mi Atanmışlar mı?

Ancak seçilmişlikle korporatist atanmışlık arasındaki en büyük fark, belki de, seçilmişlerin nitelik ve ahlaki seciyesinin seçim ‘kampanyası’ sırasında kamuoyunun bilgi ve dikkatine sunulabilmesi ve açık açık tartışılabilmesine karşın korporatist atanmışlığın, kapalı kapılar altında belirli bir kesimin, pek de tartışılamayan tercihleri ile gerçekleşmesidir. Aslında demokrasiyi demokrasi yapan ve olası seçim yöntemleri içinde tercih edilebilir kılan seçilmişlerin, seçilmemişlerden her zaman daha üstün, daha bağımsız ve tarafsız olduğunun kabulü değil; seçilmişlerin, pazara çıkarılması gereken bir iplikleri  var ise, bunların seçim öncesi pazara çıkarılması imkanının sağlanmış olmasıdır.

İtalya

İtalya’da da anayasal bir kurum olarak düzenlenen (İtalya Anayasası’nın 104. Maddesi) The Consiglio Superiore della Magistratura (Yargıçlık ve Savcılık Yüksek Konseyi) 27 üyeden oluşmaktadır. İtalya’da da Cumhurbaşkanı, bu kurulun üyesi ve başkanıdır. Kurulun kompoziyonu şöyledir: Cumhurbaşkanı, İtalyan Yargıtay’ının Birinci Başkanı; Yargıtay Genel Savcısı; parlamento tarafından her iki meclisin birleşik oturumunda,  üniversite profesörleri ve meslekte 15 yılını tamamlamış avukatlar arasından seçilen ve atanan 8 üye, hakimler ve savcılar tarafından seçilen 16 üye. Kurul, ayrıca yasa ile düzenlenmiş ve seçim usullerinin ayrıntıları yasal olarak düzenlenmiştir (195/58 sayılı kanun)

Kurulun seçimle gelen üyelerinden parlamento tarafından seçilecek olanlar gizli oy ve 3/5 oranındaki nitelikli çoğunlukla seçilirler. Ancak bu nitelikli çoğunluğa ilk oylamada ulaşılamazsa, ikinci oylamada meclislerin üye sayısının beşte üçünün oylamaya katılması koşuluyla basit çoğunluk oyu yeterli olmaktadır.

Hakimler ve savcıların seçimiyle gelen 16 üye ise şu şekilde seçilmektedir:

Ülke sathında görev yapan tüm yargıç ve savcıların oluşturduğu seçim çevresinden, Yargıtay düzeyinde görev yapan 2 hakimin ya da savcının seçilmesi

Aynı şekilde bir başka seçim çevresinden;  tüm savcılar arasından 4 savcının seçilmesi

Aynı şekilde tüm yargıçlar arasından 10 yargıcın seçilmesi

İtalyan HSYK’nun üyeleri dört yıl boyunca görev yaparlar ve görevlerinin sona ermesini takiben yeniden seçilemezler. Kurul, parlamento tarafından gösterilen adaylar arasından bir de başkan yardımcısı seçer (bildiğimiz gibi Cumhurbaşkanı, kurulun tabii başkanıdır).

Bu konudaki notlarımıza, başka ülkelerle ilgili olarak devam edeceğiz.

Yazar Hakkında

Öykü Didem Aydın Edebiyat ve Hukuk Sistemine, 106 yazı girmiş.

Öykü Didem Aydın, romancı (Eski Sinagog Meydanı, İletişim Yayınları, 2009) ve anayasa hukukçusudur.

Telif © 2017 Edebiyat ve Hukuk. Tüm Hakları Saklıdır SistemimizWordPress desteklidir