Senem Dere’nin “Hülya Saat”i…

Hülya Saat_s

Giriş

Batı edebiyatında ve Türkiye’de Dichterjuristen- (Şair-yazar hukukçu) denilen, kalabalıkça bir grup edebiyatçı var. Jakob Grimm’den, Balzac’a, Balzac’tan Kafka’ya, Kafka’dan Tucholsky’ye kadar pek farklı farklı pek/enli/yılankavi kıvrılan bir edebiyat hali. Anglo-American edebiyatında,  hem klasik yazarlar arasında hem de özellikle popüler romanda “lawyer novelist”ler az değil. John Grisham çok-satar yakın zaman örneklerinden biri. Başka diller edebiyatlarında da tabii çokça Dichterjurist var. Türkçe edebiyatta örnekleri az mı? Hayır. Sayısız.

Avukat Cem Bayındır, “Hukuk, Yazın (Edebiyat) İlişkisi” (bağlantı) adlı ilgi çekici yazısında hem Osmanlı, hem Cumhuriyet dönemi edebiyatımıza gün ışığı düşüren belli başlı şair/yazar hukukçuların adlarına yer vermiş. Bayındır’ın uzun listesinden modern zamanların bazı adlarına biz de yer verelim:

…Fuat Köprülü, İbrahim Alaettin Gövsa, İsmail Habib Sevük, Mehmet Behçet Yazar, Mithat Cemal, Burhan Felek, Samet Ağaoğlu, Orhan Seyfi Orhon, Hamit Macit Selekler, Aka Gündüz, Şevket Rado, Ümran Nazif, İlhan Tarus, Oktay Rifat, Niyazi Akıncıoğlu, Necati Cumalı, Gülten Akın, Demir Özlü, Necip Alsan, Vüs’at O. Bener, Erhan Bener, Tektaş Ağaoğlu, Orhan Hançerlioğlu, Muvaffak Sami Onat, Ziya Osman Saba, Asaf Halet Çelebi, Çetin Altan, İlhan Selçuk, Uğur Mumcu, Zeyyat Selimoğlu, Ercüment Uçarı, Turhan Oğuzbaş, Şemsi Belli, Nüzhet Erman, Fuat Köprülü’nün, Mehmet Behçet Yazar’ın, Aysel Alpsal, Ayhan Bozfırat, Berin Taşan, Kemal Burkay, Ferit Öngören, Şinasi Özdenoğlu, Celal Çumrah, Halil Kocagöz, Mustafa Necati Karaer, Rasim Özdenören, İsmet Kemal Karadayı, Çetin Yetkin, Subutay Hikmet Karahasanoğlu, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Erdal Öz, Selçuk Baran, Müştak Erenus, Faruk Ergöktaş, Ceyhun Can, Onay Sözer, Yiğit Okur, Necati Haksun, Ebubekir Eroğlu, Metin Önal Mengüşoğlu, Tahir Abacı, Turgay Fişekçi, Akif Kurtuluş, Behçet Çelik, Taner Ay, Teoman Ergül, Adil Giray Çelik, Veysel Gültaş, Sabri Kuşkonmaz, İrfan Yıldız, Sami Selçuk…”

Öte yandan Bayındır’ın ifadesi ile “hukukun yazgı belirleyici” olduğu büyük yapıtlar yaratan (örneğin Ahmet Hamdi Tanpınar, Orhan Kemal, Halikarnas Balıkçısı –Cevat Şakir-) ya da hukuk ile ilgili iş ve uğraşları olmuş,  “hukuki kurumlar”da çalışmış yaratıcılar da çok sayıdadır. Hukuk öğrenimini bırakan şair ve yazarlar da o kadar çok. Hangi kişisel hikayeye dayanırsa dayansın, hukuktan çok ya da hukukla birlikte, kimi zaman da artık hukuku “geçmiş”e gömerek edebiyata tutunmuş yaratıcı fazla.

Hukukçu yazarlar zaman zaman “hukuk ve edebiyata” dair biçemsel bir sarkaç da sezdirirler yapıtlarında. Kimileri hukuku tümüyle bir tarafa bırakmış görünse de gizli bir “hakçalık” peşindelik de sezilir yapıtlarında. Katlanılamadığı için hakkında kelam edilmesi pek zor hukuksal öykülere kontrpuan yazarcasına büyülü gerçeksel veya tümüyle düşsel sandallarla gezinenleri de az değildir.

Belki de yazarın, hukukçuğu ile yaratıcılığı arasında Schlink’in -iyi bir köşeye not ettiğim- bir şiirinde duyumsanan türden bir gel-git var. Bir şair-hukukçunun (Bernhard Schlink’in), başka bir şair-hukukçuyu (Michael Berg) “kahraman” yaptığı meşhur “Okuyucu” adlı eserinden:

“Birbirimizi açarsak

Sen seni bana ve ben sana beni

Dalarsak

Benim içime sen, ben senin içine,

Tükenirsek

Sen bende, ben sende

O zaman ben, benim

ve sen, sensin” (çeviren Öykü Didem Aydın)

Bir şair-hukukçuyu kahramanı yapan bir diğer şair-hukukçunun, yani Schlink’in sözleri mi, yoksa kahramanı Michael Berg’in mi hala merak ediyorum. Ve burada yazarı, anlatım-dilini ve anlatıyı tümel bir birlik olarak alan yaklaşımı da hayranlıkla duyumsuyorum.

Şimdi, Türkiye’nin geniş öykücü romancı hukukçular antolojisinin yeni bir adından sözetmek istiyorum:

Avukat Senem Dere’nin öykü kitabı “Hülya Saat” Özgür Yayınları’ndan çıktı. Yarın kitapçılarda olacağını duydum ve heyecanla bekliyorum okumak için. Hukukçu yaratıcıları hukukçu yönleriyle de tanıtmak doğru mu bilmiyorum ama “öyküleri okuyana kadar” bunun bir zararı olmasa gerek:) Çünkü Senem Dere’nin her iki “taraf”tan meslektaşımız olması bizi ayrıca sevindirdi.

İşte “Hülya Saat”in Tanıtım Yazısı:

“Bir bilmece örneği yaşamlar; birbiriyle ilişkili, ilintili…

Örümcek ağıyla örülmüş…

Her ip ötekine bağlı, her ip ötekinden olabildiğince uzak. Hem teğet, hem iç içe…

İlk kitabı Hülya Saat’te Senem Dere, hikâyelerini dilin en yalın ve duru haliyle dokumuş. Bütün hikâyeler birbirinin içinde, hepsi bu saatin ayrılmaz bir parçası, her biri bu saatin dakikaları, saniyeleri, görülmez anları…” (Tanıtım Yazısından)

Senem Dere’nin öykülerini okumak için sabırsızlanıyoruz.


Yayın Yılı: 2009

120 sayfa

13,5×21 cm

Karton Kapak

ISBN:9754472714

Dili: TÜRKÇE

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yazar Hakkında

Öykü Didem Aydın Edebiyat ve Hukuk Sistemine, 106 yazı girmiş.

Öykü Didem Aydın, romancı (Eski Sinagog Meydanı, İletişim Yayınları, 2009) ve anayasa hukukçusudur.

Telif © 2017 Edebiyat ve Hukuk. Tüm Hakları Saklıdır SistemimizWordPress desteklidir