Site Ziyareti, Yorumlar ve Düşünce Özgürlüğü Hk.

Sayın Ziyaretçi,

Ziyaret ettiğiniz sitede bulunan yazıların büyük bir çoğunluğu doğrulukları veya yanlışlıkları tartışılabilecek “fikir” açıklamaları, “sanat” çabaları veya “görüş”  bildirimleridir. Doğru veya yanlış “fikir” ya  da “sanat” diye bir şey olmadığına, belki sadece vakıalar hakkında ifade edilmiş “gerçek” veya “gerçeğe aykırı” iddiaların olabileceğine inanıyoruz.

Üslup kaygısı gözeterek yaptığınız olumsuz eleştiriler de, bizi, övgüleriniz kadar mutlu edecektir.

Sitemizin temel amacı “edebiyat ve hukuk” konusunda ve bu ana konu ile ilgili diğer alanlarda kafa ve yürek yormak, Türkiye’de görece az işlenmiş disiplinlerarası alanda makaleler, denemeler, eleştiriler, çeviriler, öyküler, şiir çevirileri vb. çalışmalar üretmektir. Bir yazının “ne amaçla” yazıldığını tahmin etmeye çalışmak hepimiz için zordur ve söz konusu tahmin, çok kapsamlı araştırmaları, delil ve kaynaklarla desteklenmeyi gerektirir. Bu nedenle sitemizde bulunan herhangi bir yazının yazarının, görece iyi ya da kötü olduğu tahmin edilen, “niyetlerinden” ziyade içeriği ile samimi olarak ilgilenmek ve ileri sürülen ana fikir ya da sanatla ilgili yorum yapmak, site yazarları ile okuyucular ve yorumcular arasındaki diyaloğu güçlendirecektir kanısındayız.

Yorumlarınızın ilgili yazının içeriği ile ilgili olmasına, yazarına karşı kişisel tavır içermemesine ve bazı internet forumlarında alışılageldik “atışma” girişimi anlamına ermemesine dikkat edeceğinizi umud ediyoruz. Yazının içeriği ile ilgili olmayan yorumlara bir örnek verelim:  Yazının konusu Dylan Thomas’ın bir şiirinin çevirisidir, yorumcu Türkiye’deki güncel siyasal tartışmalardan söz açmaktadır. Atışma girişimlerine de birkaç örnek verelim: “Sizin bu yazıyı yazmadaki gizli niyetinizi ben biliyorum. O da şudur:…”, “X veya Y konusunda yazı yazmak, eleştiride bulunmak ne haddinize!”  Ne mutlu bize ki henüz çok “genç” olan sitemizin ziyaretçi yorumları arasında yukarıda örnekleri verilen yorumlar pek azdır. Bununla birlikte biz, bu gibi yorumları da gerektiği kadar yayınlıyor, vaktimiz ve mantığımız elverdikçe bunları da yanıtlamaya çalışıyoruz. Sitemiz bir forum olmadığı için her türlü yoruma yanıt veremiyor, bu durumu anlayışla karşılayacağınızı umuyoruz.

Sitemizde bulunan herhangi bir yazıya yapılan hiçbir yorum silinmemekte, bunlar ancak süreleri dolduğunda ya da yazarları talep ettiğinde yayından kaldırılmaktadır. Öte yandan internet ortamının kendine özgü sınır ve sınırsızlıklarını gözeterek yorumların,  içerikleri incelendikten sonra yayınlandığını bildirmek isteriz. Bu durum düşünce özgürlüğüne aykırı mıdır? Sansür müdür? Sanmıyoruz. Internet ortamında henüz pek sınırlı bir hacmi olan, yeni kurulmuş bir siteyiz. Herhangi bir iktidarı kullanmayan, özel, bir anlamda bireysel bir oluşumuz. İki özel kişi ya da platform arasındaki iletişimde, birinin diğerinin söylediği her sözü kaydetmek ve diğer kimselere ya da ziyaretçilere sunmak zorunluluğu yoktur. Düşünün ki yüzyüze iken bir kimse diğerine bir söz attı  ya da sataştı ve istiyor ki söz attığı ya da sataştığı kimse onun sözünü herkese “anlatsın”, hatta  bu söze  karşı hiçbir tepki göstermeden anlatsın. Düşünce özgürlüğü, sataşılan kimseye, aktarım ve atılan sözü yayma mecburiyeti yüklememektedir.

Yine, her içeriği yayınlamamız bizi “captive audience”, “zoraki dinleyici” konumuna indirgeyerek bizatihi bizim iletişim olanak ve sınırlarımızı da zorlayacak bir duruma yolaçabilir. Sitemizde karşılıklı atışma ve kavga üslubunu değil, kafa ve yürekle tartışma üslubunu benimsemek istiyoruz. Düşünce özgürlüğünün bu yönü ile ilgili olarak kuramsal ve uygulamalı çalışma ve değerlendirmelerimiz hakkında fikir edinmek isteyen ziyaretçilerimizi bu konuda yazdığımız Üç Demokraside Düşünce Özgürlüğü (bağlantı) kitabımızı veya sitemiz içinde bulunan düşünce özgürlüğü makalelerini  incelemeye davet ediyoruz. Düşünce özgürlüğü en başta devlet vb. “hacimli” iktidar odaklarına karşı vardır. İki özel platformdan ya da kişiden birinin, diğeri tarafından sarfedilen her sözü dinlemek veya yaymak mecburiyetinde olmadığını düşünüyoruz.

Irkçı, ayrımcı ve cinsiyetçi ifadeler hoşumuza gitmiyor. Bu gibi ifadelerin bile düşünce özgürlüğünden yararlanması gerektiğini savunmamıza karşın. Bir çelişki içinde miyiz? Sanmıyoruz. Yineleyelim: Düşünce özgürlüğünü mutlak olarak savunurken, bu özgürlüğü en başta devlet vb. “otoritelere” karşı mutlak olarak savunuyoruz. Hiçbir “iktidar”ı kullanmadığımız, kimse üzerinde zorlayıcı bir etkide bulunmadığımız için ziyaretçilerimizle eşit konumda olduğumuza inanıyor ve eşit konumda bulunan iletişim taraflarından birinin bu gibi ifadelere kulaklarını tıkama hakkı da olduğunu düşünüyoruz. Düşünce özgürlüğünün, bir bireyin ya da kurumun başka bir birey ya da kurumdan ya da platformdan kendi düşüncesini saklı tutmasını, kaydetmesini, yaymasını  talep hakkını kapsamadığı fikrindeyiz. Devlet dahi, düşünce açıklamalarının yeraldığı platformları “engellememekle” yükümlüdür, yoksa bu açıklamaları kendine ait platformlarda kaydetmek, herkes tarafından görülür biçimde kayıtlı tutmak veya yaymakla yükümlü değildir. Konularla ilgisiz veya incitici bir  içerik ve üsluba sahip ya da  “ciddi” olmayan “spam”si yorumların, internet ortamının önemli bir sorunu olduğuna inanıyoruz.

Biz platformlar çokluğunu savunuyoruz. Platformlar çokluğunu savunmak; ırkçı, ayrımcı ve cinsiyetçi olarak değerlendirdiğimiz düşünce açıklamalarının da kendi kurdukları ya da zemin buldukları yerde açıklanabilmesini savunmaktır, bulunduğunuz platformda değil… Bu ilkeyi anlayışla karşılayacağınızı umuyoruz.

Doğruluğu ya da yanlışlığı olmasa da gerçeğe uygunluğu ya da aykırılığı denetlenebilir iddialar içeren yazılarımızda

  • hakçalıktan uzak;
  • karşıt açıklama ve iddialara yer vermeyen;
  • yanıltıcı veya mesnedsiz bir biçimde sadece bir tek sonucu haklı kılan;
  • kafa karıştırıcı ya da fazlalık olan;
  • uygunsuz ve kaba üslup içeren;
  • önyargılı;
  • aslı ya da kaynağı ortada olmayan (örneğin kulaktan kulağa söylenerek yayılmış)
  • gereken ölçüde geniş kaynakça ile desteklenmemiş

iddialar içermemesine özen gösteriyor, aynı özeni sizin yorumlarınızdan da bekliyoruz. Kaynakça kullanımı gerektiren akademik yazılarda kaynakça kullanmaya çalışıyor, ziyaretçilerimizi de okudukları kaynakçalı yazıların içeriği ile ilgili görüş ve eleştirilerini kaleme almadan önce ve şüphesiz gerekirse kaynaklarımızı da değerlendirmeye çağırıyoruz.

Ama “edebiyat yapmaya” çabaladığımız durumlarda dilin nazik ya da nazik olmayan her türlü olanağını keşif yolculuğuna çıkmakta bir sakınca görmüyoruz. Hoşunuza gitmeyen ya da sizi rahatsız eden metinlerle karşılaştığınızda siteyi “çat diye” kapatma olanağınız bulunduğunu biliyoruz.  Şüphesiz her iletişim platformunun gönlü gibi, bizim gönlümüz de ister ki sitemiz hoşunuza gitsin ve sizin için bir “anlam” ifade etsin.

“Mahlas” kullanımı, internet ortamında “küfür” veya “aşağılama” oluşturan açıklamaları kolaylaştırmaktadır. Yüzüne maske geçirmiş kişi veya kurumlarla iletişime girmek istemiyor, mahlas kullanan yorumcularımızın, yorumda bulunmadan önce sitemize gerçek adları ile e-posta göndermelerini rica ediyoruz. Mahlasın “otorite baskısı” bulunan ortam ve toplumlarda düşünce özgürlüğünden yararlanılmasını kolaylaştırdığını kabul ediyoruz. Bununla birlikte internette anonimliğin veya “nick” kullanımının her durumda özgürleştirici olmadığını, nadir de olsa bazı durumlarda başkalarının iletişim özgürlüğünü “hakaretamiz” ve “tacizkar” tavırlarla boğabildiğini de gözlemledik. Görüş ve yorumlarını mahlas ya da “nick” “kimliği” ile ifade etmek isteyenlere de açığız ama bu gibi ziyaretçilerimizin ilk önce sitemize e-posta göndermelerini rica ediyoruz.

Ziyaretçilerimizi makale, deneme,  çeviri vb. yazıları ile “edebiyat ve hukuk” sitesine katkıda bulunmaya çağırıyoruz.

Bir sanat dalı olarak edebiyat ve bir sosyal bilim ve meslek alanı olarak hukuk, kendileriyle meşgul olanlardan zaman, ilgi, dikkat, duygu ve düşünce “talep eden” insani uğraşlardır kanısındayız. Şüphesiz sitemizde gelgeç eğlenmek de mübahtır ve bu da arzu edilen bir durumdur. Bununla birlikte okuduğunuz yazıların içeriklerine gereken okuyucu emeğini ve hakkını vermeniz ve emeğinizi bizimle paylaşmanız bizi çok sevindirir.

Last but not least: Site ziyaretçilerinin IP numaralarının, yani herhangi bir IP numarası altında yapılan ziyaretlerin saat ve sayılarının “Statcounter” adlı sitede kaydedildiğini bildirmeyi, pek çok internet sitesinin yaygın olarak bu hizmetten yararlandığını belirtmeyi  ziyaretçilerimizin kişisel haklarına duyduğumuz saygıdan ötürü zorunlu görüyoruz. Bunun anlamı şudur: Sitemizi ziyaret edenler, çoğunlukla IP numaraları ile kimi zaman da (kurumlar söz konusu olduğunda) kurumsal isimleri ile bellidir.  Bununla birlikte, şüphesiz  ilgili IP numarasına sahip bilgisayarı kimin kullandığı belirli değildir. Ayrıca, özellikle kamu kurumları ve işyerlerinden internete giren ziyaretçilerimizi, çoğu kurum ve şirketin, çalışanlarının internet kullanımını “bilgi işlem birimleri” vasıtasıyla gözlemlediği konusunda uyarmak da istiyoruz. Sitemiz “edebiyat ve hukuk”  vb. konularda düşünce açıklaması, bilim ve sanat üretme çabası içinde olduğundan ziyaretinizin hiçbir zararı olmadığını da eklemeyi uygun görüyoruz:))

Selam ve saygılarımızla,

“Edebiyat ve Hukuk”

Yazar Hakkında

Öykü Didem Aydın Sitenizin hikayesini 106 yazabilirsiniz.

Öykü Didem Aydın, romancı (Eski Sinagog Meydanı, İletişim Yayınları, 2009) ve anayasa hukukçusudur.

Telif © 2017 Edebiyat ve Hukuk. Tüm Hakları Saklıdır SistemimizWordPress desteklidir